Blok Zincir: Söylenemeyen Gerçekler

Share on linkedin
Share on twitter
Share on xing
Share on whatsapp
Share on facebook
Share on email
Blok zincir ne kadar gerçek

Blok zincir ile ilgili erken dönem vaatler, herkesi çok heyecanlandırdı.

Tek bir adımda endüstri katılımcıları arasındaki engelleri yıkacak, sahtekarlığa karşı neredeyse geçirimsiz bir altyapı oluşturacak ve yatırımcısına büyük katma değer ve kar sağlayacaktı.

Ancak beklenen olmadı.

Bir çok kuruluşun hep bir ağızdan kopardığı gürültüye ve “Dünyayı Değiştirecek Son Teknoloji” olduğu yolundaki basın bültenlerine rağmen, blok zincir hakkında açıkça söylenemeyen gerçekler, projelerin% 90’ından fazlasının başarısız olmasına ve ortalama ömürlerinin bir yıldan biraz fazla olmasına neden oldu.

Tarafsız bakan bir göz için, blok zincir teknolojisinin olgunlaşmak için daha gidecek çok yolu olduğu ortada. Ancak, medyada çıkan yazılarda hala “Başarısı Gittikçe Şahlanan Bir Teknoloji” ye övgü, ya da en fazla yumuşak eleştiriler okuyabiliyorsunuz.

Çünkü, binlerce şirket CEO, CIO ve CTO’larına güvenerek Blok zincir teknolojisine yatırım yaptı. Ve malumun ilanı, bu şirketlerde kolaylıkla taşları yerinden oynatabilecek güçte.

Aslında CIO ve CTO’ları da yönlendiren, Gartner, Forrester vs. gibi araştırma şirketleri. Bunlar, hazırladıkları binlerce dolarlık “özel” raporlarında Blok zincir teknolojisini 2015-2017 arasında ciddi anlamda geleceğin teknolojisi olarak pozisyonladı.

Oysa şimdi, aynı Forrester “Teknoloji liderlerinin blok zincir ile ilişkili tuzaklardan kaçınmasına yardımcı olmak için,” Nisan 2020 tarihli hazırladığı raporda, bir dizi “efsane” ve “yanlış anlamanın” gerçekçi olmayan beklentilere yol açtığını vurguladı ve bu efsaneleri “pragmatik ve gerçekçi vaka seçimleriyle” tek tek açıkladı.

Gartner, 2020 yılı için açıkladığı 10 stratejik teknoloji arasında, “Pratik Blok Zincir” e yer verse de, buradaki “Pratik” sıfatına dikkat çekmek istiyorum. Zira raporda, blok zincir’in, “bir dizi teknik sorun” nedeniyle kurumsal kullanımlar için olgunlaşmaya devam etmesi gerektiği belirtiliyor.

Forbes, blok zincirin başarısız olma sebeplerini incelediği bir yazısında son söz olarak, en önemli sebebin, söz konusu teknolojinin içinde barındırdığı karmaşa olduğuna dikkat çekiyor. Ve eğer blok zincir katma değer yaratacak bir teknoloji ise, bunun mümkün olduğunca basit tutulması gerektiği belirtiliyor.

Karmaşık, Hantal Üstelik Çok Pahalı Bir Teknoloji

Buna gönülden katılıyorum. Karmaşıklık, sadelik ve güvenilirliğin düşmanıdır. Bugün Google’de yapılan aramalardan bir çoğu blok zincir teknolojisinin ne olduğu ve nasıl çalıştığını anlamaya yönelik.

Arama yapan insanlar çok da haksız sayılmazlar. Bu teknoloji ile ilgili çok küçük bir teknik incelemenin bile anlaşılabilir bir şeklide yazılabilmesi Dünya’nın bütün dillerini zorlayabilecek nitelikte.

Bildiğiniz gibi, blok zincirin sunduğu en önemli değer yüksek güvenlikli şifreleme. Ancak, SSL ile halihazırda zaten yapabildiğimiz şifreleme işlemi iki satırlık bir kodla yapılabilirken, blok zincir bu işi yüzlerce satırla yapıyor.

Size blok zincir teknolojisini tarif etmek için, basit iki şema göstermek istiyorum.

Her gün internette, “https://” olan sayfalara girip, oralarda güvenli şekilde veri doğrulama yapıyoruz. Bu işlem, SSL teknolojisi ile ve aşağıdaki şemada tarif ettiğim karmaşıklıkta gerçekleşiyor.

SSL-WEB-NASIL-ÇALIŞIR

Şimdi bir de aynı düzeneği, SSL değil de bir blok zincir altyapısı ile hayata geçirmeye çalışalım:

SSL-BLOCKCHAIN-OLSAYDI

Gördüğümüz gibi, 25 yıldır kullanılan SSL teknolojisi yerine blok zincir teknolojisi kullanılsaydı, yapı çok fazla karmaşıklaşıp, hantallaşacaktı.

Burada, blok zincirin SSL’den “daha güvenli” olduğu söylenebilir. Bu doğru. Ancak, 2048 bit şifrelenmiş SSL şifresi henüz kırılamadı. Kırılması da mümkün değil .

Çünkü, kuantum bilgisayarlarının şifreyi çözebilmesi 25 yıl, şu anki en iyi bilgisayarın çözebilmesi 300 trilyon yıl alıyor. Dolayısıyla, elimizdeki şifreleme sistemi, şu anda son derece yeterli ve anlaşılabilir.

Konunun bir de ekonomik boyutu var. Eğer veri doğrulamayı, blok zincir ile yapıyor olsaydık, istediğimiz cihazdan internete bağlanıp sorunsuzca alışveriş yapabildiğimiz binlerce alışveriş sitesi yerine, sadece bir kaç tanesi var olabilirdi. Çünkü bu alt yapının maliyetini günümüz koşullarında karşılayabilecek kuruluş sayısı oldukça az.

Blok zincir, geleneksel güvenli mesajlaşma ile karşılaştırıldığında çok fazla işlem gücü tüketir.

Mesela, blok zincir ile çalışan her bitcoin işlemi, yaklaşık 657 kWh elektrik kullanır. Bu, ortalama bir İngiliz hanesi tarafından kullanılan 59 günlük elektriğe eşittir.

Ülkemiz gibi elektriğin astronomik pahalı olduğu ülkelerde durumun vahametini izah etmeme gerek yoktur herhalde. 

Ayrıca bu durum onu modern teknolojilerden beklenen çevresel sürdürülebilirlik anlamında hem yavaş hem de eksik kılıyor.

Blok Zincir’in Geleceği Nerede Yatıyor?

Tüm bu olumsuz tabloya rağmen, blok zincir teknolojisinin kaybolacağını düşünmüyorum. Önümüzdeki 20 yıl içinde, blok zincir kullanımının baskın olacağı düşünülen 5 konu var.

1.Karapara aklama ile mücadele 

Kara para aklamanın önlenmesi ve uluslararası para politikası konularında blok zincirin sunduğu yüksek güvenlik çok şey vaad ediyor.

Ancak olayı bir de tersine döndürüp, kara para aklamaya çalışan suçluların, kendi blok zincirlerini oluşturduğunu düşünün. Böyle bir durumda blok zincirin tüm bu suçu önleme çabalarının karşısında bir silah durumuna düşmesi de söz konusu olabilir.

2.Yalan haber ve medya doğrulaması

2020 ABD Başkanlık seçimleri öncesinde, en kuşkucu zihinleri bile aldatabilecek yalan haber, video ve fotoğraflara karşı uyarı raporları yayınlanıyor. Bu raporlardan bazıları blok zincirin bu soruna çözüm sunmasını bekliyor.

Ancak büyük medya şirketleri kendi blok zincirlerine yatırım yaptı. Görünüşe göre sahte haberler kendi blok zincirlerinde kalacak gibi.

3. Dijital kimlik

21. yüzyılda kimlik, adınızdan, parmak izlerinizden, sosyal güvenlik numaranızdan, hatta pasaportunuzdan daha fazlasını ifadede ediyor.

Facebook giriş bilgileriniz, çevrimiçi bankacılık hesabınız vs.’ ile bıraktığınız elektronik ayak iziniz ve çevrimiçi davranışınızdan toplanan veriler artık kimliğimizin bir parçası haline geldi. Ve bu bilgiler hükümetler ve şirketler tarafından kullanılıyor.

Bir çok ülkede oylama, vergi toplama, eğitim bilgileri ve vatandaşlık durumu doğrulama konularında blok zincirin kullanımı tartışılıyor. Bu konunun bir kaç yıl içinde yoğunlaşacağını düşünüyorum.

4.Kripto para

Elektronik para birimi eski bir haber, Venmo, Zelle ve dijital cüzdanlar her yerde mevcut.

Amerika Birleşik Devletleri’nde binlerce Bitcoin ATM’si ve Coin Kioskları bulunuyor ve Microsoft, Subway ve Overstock gibi şirketler dijital para birimlerinde ödeme kabul ediyorlar.

Bununla birlikte günlük kripto işlemlerinin, bırakın Türkiye’yi, ABD için bile niş olarak kaldığı açıktır. Kripto paranın benimsenmesi için katalizör olması umulan Facebook’un Libra girişimi, hükümet incelemelerinin yoğunlaşması sonucu gerçekleşmedi. Facebook geleneksel bir ödeme hizmeti (Facebook Pay) başlattı.

Hükümetlerce Kripto para birimlerinin nasıl sınıflandırılacağı veya düzenleneceği konusunda fikir birliğine varılması ve kripto para birimi kategorizasyonunun netleştirilmesi gerekiyor.

5. Merkezi olmayan internet 

(istemci=Client, Sunucu=Server)

Günümüzde internet, sunucular üzerinden paylaşılan servisler ile hizmet veriyor.

Sizin cep telefonunuz veya bilgisayarınız, bir “istemci” olarak servisleri görüntülüyor. Sunuculara erişebilmek için ise DNS ve IP altyapısı gerekiyor.

Sunucuların önünde birçok istemciye cevap verebilsin diye güvenlik duvarları ve yük dengeleyiciler bulunuyor. Fakat günümüzdeki Mikroservis tabanlı mimaride, yük dengeleyici, güvenlik duvarı gibi işlemler için ayrı donanımlara ihtiyaç yok ve bu durum önümüzdeki yıllarda giderek daha da standart hale gelecek.

Benim öngörüm, elimizde kullandığımız cep telefonlarında bile başka insanların verisinin tutulabileceği yönünde.

Merkezi olmayan internette, herkes internet sağlayıcı durumunda olabilecek. Sunucu ve istemci arasındaki etkileşim “istemci” -> “birçok istemci” şekline dönüşecek.

Bunun gerçekleşebilmesi için mutlaka olması gereken bazı şeyler var bunlar:

  • internet hızının 5G ve ötesinde olması
  • blockchain türevi hash tabanlı çoklu veri şifreleme
  • mobil cihazların daha fazla Açık Kaynak olması
  • Mikroservislerin (Kubernetes) yazılım olarak bu tür bir çözüm üretebilmesi. K3S bu konuda en gelecek vaadeden teknoloji

Basit bir örnek verelim,

Herhangi bir internet sitesinde(https://xyz.resim.com) bulunan bir resmin, günümüzdeki internet ortamında görüntülenebilmesi için, internete açık bir merkezi sunucu, geçerli bir IP adresi ve DNS kaydınızın olması gerekli.

Merkezi olmayan internette ise, yine https://xyz.resim.com üzerinden cep telefonunuzla bu resme ulaşabilirsiniz. Fakat resmin parçaları bir çok ayrı cep telefonundan gelir.

Merkezi olmayan bir şekilde, parçalar halinde küçük sunucularda dururlar (başka istemciler). Sizin telefonunuz/bilgisayarınız ise bunları birleştirerek bir görüntü elde ederler.

Bu tür bir internet çok yakın gelecekte gerçekleşeceğini sanmıyorum. Ama kartları yeniden dağıtabilecek güçte bir teknoloji olacağı rahatlıkla öngörülebilir.

Share on linkedin
Share on twitter
Share on xing
Share on whatsapp
Share on facebook
Share on email