AKF

Start Up’unu Kuran Yeni Girişimciler ve Küçük İşletme Yöneticileri için çok önemli 5 Strateji

Share on linkedin
Share on twitter
Share on xing
Share on telegram
Share on reddit
Share on email

Yeni bir girişimcisiniz, kendi Startup’ unuzu kuruyorsunuz. Ya da çalıştığınız işletmede, bir departmanı kurup yönetmenizi bekliyorlar.

İlk günlerin coşkusu dinip, çözülecek sorunlar yumağı ile baş başa kaldığınızda, eğer bir stratejiniz yoksa nereden başlayacağınızı bilemezsiniz.

Bunu, yöneticilik hayatımın ilk yıllarında ben de yaşadım. Bugün, “kurmak” ve “yönetmek” için detaylı yol haritaları oluşturmayı biliyorum. Zaman içinde siz de öğreneceksiniz.

Özellikle Startup’unu kuran yeni girişimciler ve küçük işletme yöneticileri için 5 stratejik tavsiyem var. Sizinle paylaşmak istiyorum. Yola bunlarla çıkın.

1.Prensipleriniz Olmalı

Bu, aslında sadece bir startup yada departmanı kurarken/yönetirken değil, insanın tüm yaşamı boyunca sahip olması gereken bir değer. Prensipler, yapılan işin ait olduğu yapı her neyse, onun DNA’sı dır. Çünkü,

Teknoloji, doğrular, yanlışlar vs. her zaman değişebilir. Fakat prensipler zamana, mekana ve insana göre değişmezler.

Prensiplerinizi belirlerken, her konunun üstünde tek tek durmalı ve uygulanabiliriliğini düşünmelisiniz. Tıpkı DNA gibi, sadece size özel ve özgün düşünerek karar vermelisiniz.

Başka coğrafyalarada, başka zamanda ve başka şartlarda yaşayan, başarılarına hayran olduğunuz insanlara ait olan kurallar, eğer tam olarak anlayıp içselleştirmezseniz size uymaz. 

Tüm prensipleriniz etik ve teknik konular için ayrı ayrı belirlenip yazılı hale getirilmelidir. Bu anlaşılabilirliği arttırır. Ve elbette tümünün tüm çalışanlar tarafından anlaşılıp, benimsenmesini beklemelisiniz.

2.Çalışma ekibi kurarken insani değerlerlere dikkat edin

Beraber çalışacağınız takım arkadaşlarınızda aramanız gereken, değişmez insani vasıflar olmalıdır.

İş dünyasında ruhsal olarak olgun (bunun asla yaşla ilgili olmadığını defalarca tecrübe ettim) ve güvenilir insanları bulmak ve onlarla çalışmak denizden inci çıkarmaya benzer.

Bu insanlar, bir bilge gibi herkeste saygı uyandırırlar ve kendileri de herkese karşı son derece saygılıdırlar. Yaptıkları işi tutkuyla severler. Bu nedenle Küçük ayak oyunlarına, yırtıcı kariyer savaşlarına, fırsatçılığa asla bulaşmazlar.

Yani, ekip arkadaşlarınızda güvenilirlik, ruhsal olgunluk ve yapılan işe duyulan tutku aramanız gereken temel değerler olmalıdır.

İş görüşmesi yaparken, mülakat sorularınızı bu değerleri tespit edecek şekilde hazırlamalısınız.

Ekibinizdeki takım ruhu bu değerlerin varlığı ile kazanılabilir.

3.Departmanların Stratejik Planı Olmalı

İster yeni kurulmuş bir Startup, ister devasa bir holding olsun, büyük yada küçük bütün işletmelerde, herbir departmanın kendine ait stratejik planı olmalıdır.

Bu planlarda, hedefler, bütçe ve beklentiler, zamansal periyodlara göre (yıllık, aylık, haftalık vs) açıkça belirtilmelidir. İşe yönetici yada çalışan alırken, henüz iş görüşmesi sırasında, mutlaka beklentiler ve bütçe hakkında bilgi verilmelidir.

Stratejik Planların her departmana göre ayrı ayrı hazırlanması ve hedeflerin departmanlara göre belirlenmesi, başarının ölçülebilmesi açısından önemlidir.

Başarı, üst yöneticilerinize, müşterilerinize veya icra kurulu gibi üst makamIara sunabilmek için ölçülür. Bu, kaldırılamayacak kadar ağır yüklerin altına girilmesini ve bundan doğabilecek maddi ve manevi huzursuzlukları ortadan kaldırır. 

Defalarca tecrübe ettiğim gibi, örneğin IT departmanı olarak, size bir hedef verilmediyse başarılı olup olmadığınız ölçülemeyecektir. IT Departmanları, sistemlerde sorun olduğunda önemi anlaşılan bölümlerdir. Her şey yolundayken kimse böyle bir departmandan haberdar değildir.

Bu durumdan kurtulmanın yolu sık sık sorun çıkmasını beklemek ve böylece görünür olmak değildir.

Yapılması gereken, inovatif hedefler koymak ve başarıları ölçerek şirket içersinde çok iyi pazarlamaktır.

4.Sık Toplantı Yapın

Bazen gereksiz ve zaman kaybı gibi görünse de, şirket ve departmanlar içersinde sık sık toplantı yapmak önemlidir.

Maalesef çoğu işletmede, toplantı tarihlerini ve gündemi, sadece yöneticiler belirler. Ve genelde saatler süren bu toplantılarda, önceden belirlenmiş yüklü gündemin dışına çıkmak pek mümkün olmaz.

Oysa her çalışanın meselesini tartışmaya açmaya hakkı vardır.

Bu günün işini yarına bırakmayın

Toplantılarınızı, günlük, haftalık, aylık ve yıllık olarak, önceden belirlenmiş tarihlerde ve isteyen herkesin gündemi belirleyebileceği şekilde organize etmelisiniz.

Bu konu yurtdışında oldukça önemlidir. Örneğin Almanya’da, çoğu şirketin tüm departmanlarda her gün mutlaka bir defa toplantı yapılır. Çok uzun sürmeyen bu toplantıların saatleri bellidir, katılım zorunludur ve herkesin söz hakkı vardır.

Özellikle, günlük toplantı yapmayı rutin hale getirirseniz,

  • Konuşulacak konuları biriktirmemiş olursunuz
  • Tüm çalışanlarınıza fikrini/sorununu ifade etme özgürlüğü tanımış olursunuz.
  • Çalışanlarınız kendilerini güvende ve özgür hisseder
  • Ekip içinde iletişimi ve iş birliğini sağlarsınız
  • Takım ruhunu pekiştirirsiniz.

Şirket içinde puan toplayın

Rutin toplantıların dışında önem vermeniz gereken başka bir toplantı türü daha var.

Diyelim ki, işletme içinde genel yada departmanlar ölçeğinde önemli bir yapısal proje yapılacak. Yeni sistemi kullanacak olan veya paydaşı olan kişiler mutlaka seslerinin duyulmasını isteyeceklerdir.

Sadece o kişilerin fikirlerinin dinlenip tartışıldığı, kendilerini özel hissederek ikna oldukları toplantılar yapmalısınız. Bu size ve departmanınıza şirket içersinde puan kazandırır. 

5.Bütçenizde “Örtülü Ödeneğe” Yer Açın

İşletmenizin veya departmanınızın yaptığı harcamalar ya CAPEX’e ya da OPEX’e dahildir. Sene başında departmanlara ayrılan bütçeler, kısa yada uzun vadeli getiriler hesaba katılarak bu iki kategoriye göre sınıflanır.

Departmanınız için ayrılan bütçe ve beklentiler bellidir. Siz de bütçenizi yıllık hedeflerinizi gerçekleştirmek için kullanırsınız. Ancak departmanınızın, şirkete fayda sağlayacak başka projeleri de vardır.

Böyle durumlarda, geliştireceğiniz ek projeler için kaynak sağlamak amacıyla, genel bütçe içinde, başlangıçta ne CAPEX’e ne de OPEX’e dahil olan, örtülü ödenek benzeri başka bir para kaynağı daha ayırmalısınız .

Bu, inovasyon ve projeler için daha esnek ve yaratıcı düşünebilmenize olanak sağlar.

İşletme sahibiyseniz bunu tüm departmanlar için önceden düşünmeli, departman yöneticisiyseniz bunu genel müdürünüzden talep etmelisiniz. Ek proje gerçekleştikten sonra, yapılan harcamayı CAPEX’e yada OPEX’e dahil edebilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir
Share on linkedin
Share on twitter
Share on xing
Share on telegram
Share on reddit
Share on email

Kurumsal teknoloji trendlerinin her hafta tarafsız bir yorumunu edinmek ister misiniz?

Raporumuza Abone Olun