AKF

Yeni Bulut Paradigmaları

Share on linkedin
Share on twitter
Share on xing
Share on telegram
Share on reddit
Share on email

Merhaba,

Data Gravity terimini hiç duydunuz mu? Bir çoğunuza yabancı geldiğine eminim.  Gravity bildiğiniz gibi yerçekimi anlamına geliyor; Yani Veri Yerçekimi.

Bu enteresan terim, İlk kez 2010 yılında bir GE Mühendisi olan Dave McCroy’un bir blog gönderisinde kullanılmış.

Son yıllarda ise Veri ve Verilerin Değeri mevzuları önem kazandıkça daha çok karşımıza çıkar hale geldi. Çünkü terimin anlattığı şey esasen, büyük miktarda veri ile ilgili bir tekno-fizik kuralını tanımlıyor.

Şöyle ki Data Gravity:

Büyük miktarda verinin uygulamaları, hizmetleri ve diğer verileri çekebilme yeteneğini ifade eder.

Bu, veri ne kadar büyükse o kadar çok uygulamayı, hizmeti ve dolayısıyla başka verileri kendine doğru çekeceği anlamına geliyor.

Başka bir açıdan açıklamak için biraz lise fizik derslerine dönelim. Yerçekimi Yasası’nı bilirsiniz: Nesneler arasındaki çekim kuvveti, kütleleri ile doğru orantılıdır.

Örneğin, Dünya Ay’ı kendine çeker, o sebeple yörüngesinde tutar veya Ay, Med cezir’de okyanuslardaki suyu kendine çeker. Tersi mümkün değildir.

Data Gravity Yasası da benzer açıdan yorumlanabilir:

Bir veri kümesi ne kadar büyük veya kritikse, o kadar çok yerinde kalmak ister.

Bu güç veya yasa, günümüz işletmelerinin   bulut alt yapısını benimsemek konusunda sorun yaşamalarının en büyük sebebidir.

İşletme ile bulut arasındaki bağlantı ne kadar hızlı olursa olsun, verilerin veri merkezinden taşınmasına direnç oluşur.

Çünkü, uygulama ve hizmetlerin kendi çekim güçleri olsa da bu, büyük veri kümelerinin sahip olduğu kadar güçlü değildir.

Hizmetleri ve uygulamaları, büyük veri kümelerine çekimini hızlandıran ise gecikme ve aktarım hızıdır.

Yani varsayımsal olarak, büyük veriye fiziksel olarak ne kadar yakınsanız, o kadar hızlı aktarım ve o kadar düşük gecikme yaşarsınız.

Dolayısıyla Büyük Veri Kümesi’nin, en yüksek verim elde edilen bu durumda kalmayı tercih edeceği öngörülebilir.

Yani eğer modern bir uygulama, bulutta varlığını sürdürür ve kendi çekim gücünü oluşturken, veri merkezinden buluta taşınmayı reddeden verileri kullanıyorsa, bu onun işletmelerce benimsenmesini engelleyebilir.

Çünkü bu direnç, gecikeme ve düşük aktarım hızına sebep olabilir.

Gelecekte Cloud konusunun bu varsayımsal yasaya göre düzenleneceğini düşünüyorum.

Data Gravity in the Clouds | Data Gravitas

Gündem ve Yorum

Bu günün gerçeği: Birden çok bulut sağlayıcısıyla hibrit bulut

Bu hafta IBM, IBM’in hibrit bulut hizmetlerini her yerde, herhangi bir bulutta, şirket içinde ve uçta etkinleştirmek için IBM Cloud Satellite’ın genel kullanılabilirliğini duyurdu.

Ne tuhaf ki, bundan sadece 5 yıl önce hibrit cloud’un gerçek olup olmadığını tartışıyorduk, şimdi ise tartıştığımız tek şey, “çoklu bulut” veya farklı, markalı, genel bulutların düzenlenmesi.

Görünen o ki, Özel (şirket içinde veya ortak yerleşim tesisinde barındırılan) ve genel bulut(AWS, Azure, Google) altyapısının birleşimi olan hibrit bulut, kalıcı olacak.

Hibrit bulut modeli ve birden çok bulut sağlayıcısının kullanımı artık işletmeler arasında norm haline geldi. Çünkü işletmeler, artık satıcıya bağımlı olmak istemiyor ve piyasadaki en iyi çözümleri kullanmak arzusundalar.

Basitçe anlatmak gerekirse,

IBM Cloud Satellite , müşterinin veri merkezinin içinde veya uçta çalışabilen bir IBM Public Cloud uzantısıdır .

Verilerin bulunduğu yere bakılmaksızın tüm ortamlara güvenli, birleştirici bir bulut hizmetleri katmanı sağlar ve bu sayede müşteriler, bulut hizmetlerini hem genel hem de özel bulut için, şirket içinde veya uçta çoklu bulut ortamında güvenli bir şekilde dağıtabilir.

Örneğin IBM Cloud Satellite, Amazon Web Services, Azure ve Google Cloud’daki uydu konumlarını da destekleyecek.

IBM’in bulut piyasasında yaptıkları oldukça cüretkar. Red hat satın almasından sonra, firma kelimenin tam anlamıyla gemileri yakıp, her şeyini buluta ve tek bir ürüne (Openshift) bağladı.

IBM eğer bulutta başarılı olmazsa, piyasadan silinebilir. Cloud piyasasında rekabet çok şiddetli, ancak IBM’in son yaptığı hamleler ve yakalamaya çalıştığı teknolojiyi düşününce bazı avantajları olduğuna inanıyorum.

Şirket bulut hikayesine rakiplerinden çok sonra girdi, ancak hibrit pazar çok yeni olduğu için geç kalmış sayılmaz.

IBM Cloud Satellite | IBM

Microsoft Gene Vuruldu

Gün geçmiyor ki, “çok kurumsal olduğu için çok güvenli olduğunu” satan Microsoft’un başına bir felaket gelmesin.

Bu sefer de,Microsoft Corp.’un Exchange e-posta yazılımına yapılan bir siber saldırının ABD’deki on binlerce işletmeye, devlet dairesine ve okula bulaştığına inanılıyor.

Saldırıda şaşırtıcı olmayan bir şekilde Çin hükümeti destekli bilgisayar korsanlarından şüpheleniyor.

Saldırının boyutu o kadar büyük ki, küçük işletmelerden, bireysel kullanıcılara kadar dünya genelinde 250.000 kurbandan söz ediliyor.

Daha Solarwinds’in acısı dinmeden, ikinci bir güvenlik zafiyeti, gerçekten Microsoft ve genel söylemi açısından çok kötü.

Microsoft Exchange kullananları anlamakta güçlük çekiyorum. Cloud tabanlı bir çözüm(Gmail, Office365) veya Linux postfix çok rahatlıkla kullanılabilecek çözümler.

Kolay ve entegre MS Exchange alternatifi olarak, postfix tabanlı zimbra ve Kopano çözümlerini incelemenizi tavsiye ederim.

Attack Blamed on China Morphs Into Global Crisis |Bloomberg

China-Linked Hack Hits Tens of Thousands of U.S. Microsoft Customers | The Wall Street journal

Google,Reklam Satmak İçin Bireysel Tarama Verilerini Kullanmayı Durduracak

Alphabet Inc. şirketi Çarşamba günü yaptığı açıklamada, gelecek yıl web kullanıcılarını internette siteden siteye geçerken benzersiz bir şekilde tanımlayan izleme teknolojilerini kullanmayı veya bunlara yatırım yapmayı bırakmayı planladığını söyledi.

Google’ın aldığı karar,  birçok şirketin reklamlarını hedeflemek, reklamların etkinliğini ölçmek ve sahtekarlığı durdurmak için bireyleri izlemeye güvendiği dijital reklam işini, yeniden şekillendirebileceği anlamına geliyor.

Bu, elbette veri güvenliği ve gizililik konularında atılmış oldukça büyük bir adım olacak.

Google to Stop Selling Ads Based on Your Specific Web Browsing | WSJ

Teknolojide Öne Çıkan

Edge Cloud üzerinde AI cluster

resim: suse.com

Aşağıdaki linkte ,

  • GPU hızlandırmalı standart ve düşük maliyetli hazır donanım
  • Standart olarak yazılım ve mümkün olduğunca açık kaynak
  • Hem donanım hem de yazılım düzeyinde ölçeklendirilmesi kolay (iş yükü dağıtımı ve kaynak optimizasyonu)
  • Mevcut bulut altyapıları ve araçlarıyla kolay entegrasyon
  • Oluşturması, test etmesi ve dağıtması kolay ve eğlenceli

olacak şekilde bir Edge AI platformu oluşturuluyor. Her şey adım adım anlatılmış. Üstelik tüm komut dosyalarına  ulaşım ücretsiz. Mutlaka incelemenizi tavsiye ederim, bu tür cihazlar önümüzdeki 5 – 10 yıl içinde çok daha küçülmüş bir şekilde etrafımızda olacaklar.

Run an Edge AI K3s Cluster on NVIDIA Jetson Nano Boards| SUSE

Kubernetes öğrenmek için bozma yöntemi

Çocukken hepimiz birşeylerin nasıl yapıldığını anlamak için sökmüşüzdür. Tekrar bir araya getiremesek de, öğrenmenin en iyi yöntemlerinden biri parçalarına ayırıp onları incelemek ve ne işe yaradıklarını anlamaktır.

Aşağıdaki linkde paylaştığım tutorial bu yöntemi Kubernetes öğrenmek için yapmış. Ben kendi adıma çok faydalandım, Kubernetes nedir nasıl çalışır? diye merak edenlere incelemelerini tavsiye ederim.

github

Başka Şeyler

Finansal Durumunuz İçin Çok Kıymetli Bir Kılavuz

Yukarıdaki resimde gördüğünüz, son derece sevimli ve babacan görünen kişi, JL Collins.

Kendisinin adını belki de ilk kez duyuyorsunuz. Oysa o, tüm dünyanın Stock Series ile tanıdığı çok ünlü bir yazar ve blogger.

Konusu ise, para. Nasıl yatırım yapılır? Nasıl borç ödenir? Nasıl tasarruf edilir? gibi bir çok konuda açıklayıcı bilgi ve başlamak için motivasyon verici blog gönderileri var.

Ben kitabını da edindim. Aşağıdaki linkte web sitesini bulabilirsiniz.

Youtube üzerinde Google Talks Söyleşisi

JL Collins | web

Bu haftalık bu kadar. Bize iletmek istediğiniz fikir ve yorumlarınız varsa duymayı çok isteriz. Bunun için, bu maili cevaplayarak bize yazabilirsiniz.

Telegram’daki iletişim platformumuza gelmeyi unutmayın. Ve eğer yayınımız hoşunuza gittiyse, bu bülteni lütfen arkadaşlarınıza da önerin.

Çünkü tarafsız yorum, herkesin hakkı.

Görüşmek üzere

Şenol

Bunlar da ilginizi çekebilir:
Share on linkedin
Share on twitter
Share on xing
Share on telegram
Share on reddit
Share on email

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kurumsal teknoloji trendlerinin her hafta tarafsız bir yorumunu edinmek ister misiniz?

Raporumuza Abone Olun