Hemen Buluta Taşınması Gereken 7 İş Tanımı

Share on linkedin
Share on twitter
Share on xing
Share on telegram
Share on reddit
Share on email

Salgını geride bıraktıktan sonra da,  temel iş yüklerinin tümü buluta taşınacak ve gelecekte olması muhtemel ancak öngörülemeyen kesintiler için hazırlanma zamanı kazanılacak.  

Dolayısıyla zaman çok önemli ve bir an önce günün getirdiklerine uyum sağlamak gerekiyor. Hemen buluta taşınması gereken iş tanımlarına bakalım…

COVID-19’un ilk dalgası vurduğunda, “uzaktan çalışma” ve “uzaktaki çalışan” kavramları küçük büyük demeden bütün işletmelerin gündemine oturdu. 

O zamana kadar bir çok kişi için belki de sadece, “Hasta olunca elektronik posta kutusunu kontrol etmek” veya “Bir raporu evden yazıp, e-postayla şirkete iletmek” anlamına gelen uzaktan çalışma konusu, işletmeler için boyut değiştirip, hayati önem kazandı.

Çünkü, daha önce eşi görülmemiş şekilde eve kapandığımız bu dönemde, evden çalışması gereken kişi sayısı ani ve çarpıcı biçimde arttı.

Bu, iş sürekliliğinin sağlanması, herhangi bir “felaket” durumunda kurtarma yapılabilmesi ve dönüşümün ortasında önemli iş gerekliliklerinin yerine getirilmesini sağlamak gibi başka endişeleri de beraberinde getirdi. 

İşte tam bu sırda, ihtiyaçlara cevap verebilme vaatleri sunan bulut teklifleri ortaya çıktı ve günden güne bu hizmetlerin bir çok avantajlı tarafı ortaya çıkmaya devam ediyor.

En azından 2022 yılının sonuna kadar, Pandemi sırasında personelini evden çalıştıran kuruluşların %75’inin, durumlarını aynen devam ettireceği söyleniyor.

Yani bu durum kısa vadede ortadan kalkacak gibi görünmüyor.

Uzaktan çalışmaya olan rağbet arttıkça:

  • Evden çalışabilmek için gereksinim duyulan araç ve teknolojileri sağlamak
  • İş sürekliliğini sağlamak
  • İş için esneklik oluşturmak
  •  Veri merkezi operasyonlarını sürdürebilmek için gerekli iş tanımlamaları konularındaki gereksinimler

Bulut teknolojilerinin benimsenmesini hızlandırmaya devam edecek. 

Salgını geride bıraktıktan sonra da, -bulut teknolojilerinin bugün sağladığı avantajlar sebebiyle- temel iş yüklerinin tümü buluta taşınacak ve gelecekte olması muhtemel ancak öngörülemeyen kesintiler için hazırlanma zamanı kazanılacak.  

Dolayısıyla zaman çok önemli ve bir an önce günün getirdiklerine uyum sağlamak gerekiyor. İvedilikle buluta taşınması gereken iş tanımlarına bakalım.

No. 1: Mobil Hizmetler

Kuruluşların temel hizmetlerine ve verilerine erişim için mobil cihazlar ve uygulamalar, uzaktan çalışmanın vazgeçilmezidir. 

Mobil hizmetlere artan talep, mobil çözümleri desteklemek için, bulutu ideal bir back-end haline getiren bulut işletim sistemlerini öne çıkarmıştır.

Dolayısıyla mobil uygulamaları desteklemede güçlü yetenekler sunan hiper scale bir bulut iş ortağı seçmek akıllıca olacaktır.

Ayrıca, seçtiğiniz bulut platformunun yerel teknoloji uygulamalarının ve işletim modellerinin barındırılması gibi diğer tüm yetenekleri de incelenmelidir.

No. 2: İşbirliği ve içerik yönetimi

Microsoft Office 365, iWork ve Google G Suite, işbirliğini kolaylaştıran kurumsal uygulamaların sadece üç örneğidir . Bu uygulamaların başarısı, bulut tabanlı işbirliğine izin vermesi ile ilgilidir. 

Çünkü, bulut tabanlı işbirliği çoğu kuruluş için geniş ve yatay uygulanabilirliği nedeniyle  çok uygundur.  Ayrıca, daha fazla uzaktan erişim ve dayanıklılık sağlar.

Bazı durumlarda, içerik yönetiminin buluta tam geçişi yasal ve yönetişim endişeleri nedeniyle mümkün olmayabilir, ancak bunlar yine de istisnalardır ve norm olarak kabul edilemez.

No. 3: Video konferans

Dünyanın dört bir yanındaki uzaktan çalışanlar için video konferans en önemli araçlardan biridir. Pandemiyle birlikte, video konferans teknolojisine olan talep iki üç katına çıktı. 

Oldukça değişken kullanım modelleri ve ağ bant genişliğine yönelik yoğun talep, hiper ölçekli bulut sağlayıcılarının güvenilir video konferans çözümlerini sunmalarına sebep oldu. 

Dolayısıyla, video konferans için bulut sağlayıcınızın sunduğu hizmeti değerlendirmek oldukça pratik bir adım olacaktır.

No. 4: Sanal masaüstleri ve uzaktan iş yönetimi

Masaüstü sanallaştırma , BT yöneticileri tarafından dizüstü bilgisayarlar dahil fiziksel masaüstü sistemini, masaüstü ortamından ve bireyler tarafından kullanılan uygulamalardan ayırmak için kullanılan bir araçtır. 

Aslında bu, uzaktan çalışmayı etkinleştirmenin en önemli yönlerinden biridir. Çünkü kişilerin uygulamalarına ve belgelerine erişebilmesi ve herhangi bir yerden bağlantıda kalabilmesini içerir.

Genellikle bir veri merkezi hizmeti olarak sunulsa da, bulut tabanlı masaüstü sanallaştırma ana akım haline geldi ve geleneksel veri merkezi tabanlı çözümlerden daha kararlı ve ölçeklenebilir bir kontrol noktası sağlıyor.

No.5: Ölçeklendirme uygulamaları

Ölçeklenebilir uygulamalar, talepteki artışları karşılamak için ek bilgi işlem kaynakları eklemekten yararlanan uygulamalardır. 

Ölçeklenebilir uygulamalara olan talep, kuruluşlara veri merkezi uygulamalarını bulut platformlarına taşıma konusunda ilham verdi.

BT işletim modellerindeki ani değişim bu eğilimi daha da hızlandırdı.

Hiper scale  bulut platformları  güvenilir bir iş senaryosu oluşturdu ve bulutu, değişken kullanım veya ölçeklendirme gereksinimleri olan uygulamaları barındırmak için tercih edilen ortam haline getirdi.

No.6: Felaket Durumlarında Kurtarma

Gartner , 2023 yılına kadar kuruluşların% 50’sinin bulut tabanlı felaket kurtarma (Disaster Recevery) çözümleri için bütçelerini artıracağını tahmin ediyor.

Eskiden felaket kurtarma senaryosunun içinde, ana fiziksel sunucuların çalıştığı yerde yaşanacak bir olağanüstü duruma karşılık, başka bir yerde yedek fiziksel sunucu barındırılır ve oraya seçilmiş veriler kopyalanırdı. 

Elbette bu, sunucu ve kapasite satın almak anlamına geldiğinden, çok miktarda para ve emek demekti.

Ancak durum şu anda bu kadar hantal değil. Hiper scale bulut sağlayıcıları, başka bir noktada yedek sunucu satın almak zorunda olmadıkları için, sadece tüm verilerinizi kopyalamayı ve felaketten sonra iş sürekliliğini aynen sağlamayı vadediyorlar. 

Oldukça pratik ve kullanışlı olan bu yöntemle ilgili piyasada oluşan talep ise, “Kullandığın kadar öde” sisteminin uygulanması. 

Bulut tabanlı felaket kurtarma hizmetlerini desteklemeye yönelik birçok çözüm ve yaklaşım mevcut. Bu konuda hizmet veren şirketler olduğu gibi, aynı zamanda bulut sağlayıcılar da birçok seçenek oluşturuyor. 

No.7: İş sürekliliği çözümleri

İş sürekliliği, iş süreçlerinin kriz öncesinde, sırasında ve sonrasında işlemeye devam etmesini sağlar. 

Yakın tarihli bir Gartner anketine göre, 2020’de ankete katılanların yalnızca% 12’si COVID 19 sırasında ticari faaliyetlerini normal şekilde devam ettirebilmiş.

Bulut işletim ortamları sahip olduğu özellikler sebebiyle doğal olarak dirençlidir ve çoğu özel veri merkezinin destekleyebileceğinden daha fazla kullanılabilirlik garantisi sunar. 

Sonuç

Kısaca toparlamak gerekirse, içinde bulunduğumuz şartlar gereği ve gelecekte varlık gösterebilmek için, her türden kuruluş (ivedilikle buluta taşınması gereken yedi temel iş tanımı da dahil olmak üzere) tüm diğer kritik iş yüklerini barındırmak için genel bulut ortamlarına öncelik vermelidir.

Bunlar da ilginizi çekebilir:
Share on linkedin
Share on twitter
Share on xing
Share on telegram
Share on reddit
Share on email

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir