AKF

Yılın Son Bülteni

Yeni yılın  son Açık Kaynak Fikirler yayınından herkese merhaba.

2021 yılını geride bırakıyoruz. Bu yıl için Pandeminin başladığı 2020 yılına kıyasla daha “iyi” mi yoksa daha “kötü” mü demeliyiz bilemiyorum.

Zira ülkemizde yaşanan ekonomik ve sosyal sarsıntı, yılın şu son günlerinde zirveye çıkmış görünüyor. Yetmezmiş gibi, dünyanın yakasından bir türlü düşmeyen pandemi, sürekli yeni varyant üretiyor ve şu anda Omicron yüzünden başladığımız noktaya geri dönümüş görünüyoruz.

Bunları göz önüne alınca elbette olumlu düşünmek mümkün değil. Ancak, geçtiğimiz iki yılın hayatlarımıza kalıcı olarak bıraktığı bazı değişiklikleri de (en azından kendi adıma) sevmemek mümkün değil.

Özellikle teknolojide beklenenden beş yıl önce yaşanan dijital dönüşüm ve hızlı ilerlemenin sağladığı, ofis dışı çalışma şekli, iş-yaşam dengesi arayışı vs. gibi gelişmelerin bakış açımızı, beklentlerimizi ve nihayetinde hayatlarımızı güçlendiridiğini düşünüyorum.

Fakat yine de (tüm pozitif bakış açısı çabama rağmen) bu değişiklikler,  tıpkı bir önceki yıl gibi 2021’in de üstümüzden silindir gibi geçtiği gerçeğini değiştirmiyor sanırım.

Herşeye rağmen tüm bu hercümerç arasında, beklenenin tersine gücüne güç katan birileri var; Big Tech’ten bahsediyorum.

Tüm yıl boyunca, yasal düzenlemeler, mahkemeler, hükümetler ve kamu kurumlarıyla girdikleri mücadelelerle geçmesine rağmen Google, Amazon, Apple, Microsoft ve Facebook gibi Amerikan teknoloji süper güçleri, şu anda eskisinden daha da zengin görünüyor.

Evet, geçtiğimiz yıl boyunca açıkladıkları kar ve büyüme oranları, şirketlerin değerleri akıl almaz derece de yüksek. Ama aynı zamanda, imparatorluklar üzerinde çok daha fazla stres var.

Çin’den Avrupa’ya dünyanın her tarafında milletvekilleri ve düzenleyiciler, bu teknoloji şirketlerinin gücünün hayatlarımıza olabilecek zararlı etkileri yok etmek için sürekli faaliyet halindeler.

Belki bu faaliyetlerin çoğu, aslında hiçbir sonuca varmayacak bir kuru gürültü olabilir veya sonuçta şirketler için nispeten önemsiz olabilir. Ancak bu noktada şunu atlamamak gerekiyor: politikacılar ve seçilmiş liderler bir endüstriye karşı geldiklerinde, bu genellikle toplumdaki popüler ruh halinin bir yansıması oluyor.

Demem o ki, insanlar genellikle teknolojiyi severler veya teknolojiye güvenirler, ancak görünen o ki teknoloji şirketleri ve teknoloji kişilikleri hakkındaki hisler gitgide daha karmaşık hale geliyor.

Diğer yandan büyük teknoloji şirketlerinde de tuhaf kıpırdanmalar var. Başta Jeff Bezos olmak üzere birçok CEO ve şirket patronu istifa etti, Mark Zuckerberg, Facebook ve gençlerin ilgisini çekememe konusunda endişeli görünüyor, Microsoft adınının sosyal medya işi yapan şirketlerle anılmasını istemiyor vs.

Yeni yılın ne getireceğini bilmiyorum. Fakat büyük teknoloji şirketlerinin birçoğu daha önce krizlere adapte olmuş ve daha da güçlenmiş olsa da, şu anda büyük şüphe ve zorluklarla kuşatılmış durumda olduklarını gözden kaçırmak zor. Gelecek günlerin, bu şirketleri yıpratıp yıpratmayacağını göreceğiz.

Açık Kaynak Fikirler bülteni, yeniyılın ilk haftasında dolu içeriğiyle tekrar sizinle olacak. Hepinize şimdiden güzel bir yeni yıl diliyoruz.

Bu haftalık bu kadar.

Bize iletmek istediğiniz fikir ve yorumlarınız varsa duymayı çok isteriz. Bunun için, bu maili cevaplayarak bize yazabilirsiniz.

Telegram’daki iletişim platformumuza gelmeyi unutmayın. Ve eğer yayınımız hoşunuza gittiyse, bu bülteni lütfen arkadaşlarınıza da önerin.

Çünkü tarafsız yorum, herkesin hakkı.

Görüşmek üzere,

Açık Kaynak Fikirler

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kurumsal teknoloji trendlerinin her hafta tarafsız bir yorumunu edinmek ister misiniz?

Raporumuza Abone Olun