AKF

Pac-Man Gibi Küçük Lokma Yiyorlar

Share on linkedin
Share on twitter
Share on xing
Share on telegram
Share on reddit
Share on email

Merhaba,

Kısa bir aradan sonra tekrar beraberiz. Umarım hepiniz için işler yolundadır.

Geçtiğimiz günlerde Financial Times’te bir analiz yayınlandı. Buna göre:

Özellikle Apple, Facebook, Google, Amazon ve Microsoft başta olmak üzere, dev teknoloji şirketleri 2021’in başlangıcından bu yana, değeri 1 milyar dolardan az değerde olan potansiyel rakiplerini satın almak için, en az 264 milyar dolar harcamış!

Pac-Man Oyununu bilirsiniz değil mi? Küçük sarı bir kafa, labirentteki küçük noktaları yiyerek dolaşır. Tıpkı bunun gibi, teknoloji devleri de farkettirmeden piyasada kendisine rakip olma potansiyeli taşıyan tüm küçük şirketleri yakalayıp yok ediyor.

Ancak elbette ki bu sürek avı konusu sadece 2021’in başından beri mevcut değil.

Bildiğiniz gibi bir süredir Amerikan Federal Ticaret Komisyonu, tekelleşmeyi önlemek adına bu şirketlere davalar açıyor, satın almalarını inceliyor vs.

Bu anlamda Komisyon, geçtiğimiz haftalarda bu şirketlerin 2010’dan 2019’a kadar olan süredeki birleşme ve satın alma faaliyetlerini gösteren bir rapor yayınladı.

Fakat bu raporda 92 Milyon Doların altındaki satın almalar yer almıyor. Çünkü, Amerikan yasalarına göre değeri 92 Milyon Doların altında olan satın alma işlemlerinin ABD düzenleyici makamlarına bildirilmesine gerek yok.

Financial Times de, bu tutarın altındaki satın almaları araştırmış ve ortaya çıkan sonuç;

Dev Teknoloji şirketleri 2010 ile 2019 arasında 819 satın alma gerçekleştirirken, sadece 2021 yılında 8451 şirketi satın aldıkları ortaya çıkmış!

Bu bir rekor.

Yangından mal kaçırırcasına, binlerce şirketi satın almışlar. En çok alımı yapan şirket Microsoft, ikincisi ise Amazon…

Bu oldukça kötü bir durum. Bağımsız olarak bakıldığında her biri pek de önemli olmayan bu anlaşmalar, toplu halde incelendiğinde tekelleşmenin yolunu açıyor.

Bu dev şirketler, yeni kurulan şirketleri satın almak, patent portföylerini genişletmek ve teknoloji uzmanlarını devşirmek için inanılmaz kaynaklar ayırıyorlar.

Yaptıkları anlaşmaların yüzde 75’inden fazlası hedef şirketlerin kurucuları ve kilit çalışanları için rekabet etmeme maddeleri içeriyor ve satın aldıkları varlıkların en az %40’ı beş yaşından küçük.

Konuyla ilgili makaleyi ve FTC’nin raporunun linkini aşağıya bırakıyorum.

İyi Okumalar

Big tech companies snap up smaller rivals at record pace|Financial Times

Non-HSR Reported Acquisitions by Select Technology Platforms, 2010–2019: An FTC Study | Federal Trade Commision

BİM Kulüp

 

Bilgi İşlem Merkezlerinde Yazılım Geliştirme İşleri

Bim Kulüp’te sayın Füsun Nebil ile geçtiğimiz Cuma günü, yazılım geliştirmeyi konuştuk. Söylenmeyenleri duymak için izlemenizi öneririm.

Bilgi İşlem Merkezlerinde Yazılım Geliştirme İşleri | Bim Kulüp

BULUT

 

Bulut Seçerken Kilitlenme Derecesini ve Geçiş Maliyetlerini Hesaplayın

Burada yeri her geldiğinde bulut seçiminin ne kadar önemli ve hassas bir karar olduğundan bahsediyoruz.

Bulutun Gerçek Maliyeti yazımızı hatırlayın; özellikle büyümeye başlayan şirketlerin piyasa değerinin, artan bulut maliyetlerinin altında kalabileceklerinden söz etmiştik.

Yineleyelim: En uygun bulut platformunun belirlenmesi, “Herkes öyle yapıyor” denilerek veya “Moda” olanı seçerek kotarılacak bir iş değil.

Zira ZD Net’te çıkan aşağıdaki makalede söylendiği gibi:

Bulut platformlarına ilişkin muhteşem başarı hikayeleri duyarsanız fakat çok az sayıda hikaye bulut çözümlerini benimsemenin getirdiği kilitlenmeden bahseder.

“Bir web sitesi için yeni bir sunucu açmak beş dakika ve 34 dolara mal olabilir, ancak gerekirse o siteyi yeni bir hizmete taşımak aylar ve binlerce dolar tutabilir”

Aşağıdaki makale, özellikle aktif bir web sitesi örneği üzerinden hosting hizmet sağlayıcılarının değiştirilmesi gerektiğinde karşılaşılaşılabilecek zorluklardan, yüksek veri miktarı söz konusu olduğunda buluta kilitlenmenin nasıl gerçekleşebileceğinden ve alınabilecek önlemlerden söz ediyor.

The cloud calculation: Factor these lock-in and switching costs into your cloud plans| ZDNet

SİBER GÜVENLİK

 

Buluttaki Fotoğraflarınız İçin Yeni Bir Şifreleme Tekniği:ESP

Yukarıdaki fotoğraf, şifreleme kullanıldığında standart bir resmin neye dönüşebileceğine bir örnek.

Fotoğraflarınızı şifreli bir sabit sürücüde tutmak yerine bulutta sakladığınızda, verilerinizi güvende tutmak için depolama hizmetinin arkasındaki teknoloji şirketine güvenmeniz gerekir.

Şimdi araştırmacılar, bu görüntüleri yanlış sızıntılardan, kötü niyetli bilgisayar korsanlarından ve hatta bulut depolama şirketinin çalışanlarından gizlemek için özel olarak bir şifreleme yöntemi geliştirdiler.

Aşağıdaki makalede açıklanan teknik ile, “Kullanıcılar görüntüleri her zamanki gibi görüntüleyebilir, ancak ne saldırganlar ne de teknoloji platformları bunları göremez”

New Encryption Technique Better Protects Photographs in the Cloud|Scientific American

Sosyal Mühendislik Nedir? Kendinizi ve Şirketinizi Nasıl Korursunuz?

Sosyal Mühendislik… Dolandırıcılığın yeni ve süslü ismi.

Zira bildiğiniz gibi, sayısı gittikçe artan siber saldırılarda sistemlere erişimi sağlayacak kilit verilere ulaşırken, suçluların en çok kullandığı yöntemlerin başında geliyor.

Aşağıdaki makaleye göre ise tanımı şu şekilde:

“Sosyal mühendislik , insanları belirli bir davranış sergileyecek şekilde – örneğin bilgi vermek, bir ürün satın almak, para transfer etmek ve hatta sözde güvenli BT sistemlerine erişim sağlamak- eğitmek üzere, psikolojik manipülasyona maruz bırakmak”

İlginizi çekeceğini düşündüğüm yazı, sosyal mühendisliğin ayrıntılı açıklaması, türleri, saldırıları nasıl tanıyacağınız ve kendinizi nasıl koruyacağınıza dair oldukça geniş kapsamlı bilgiler veriyor.

Makale Almanca olduğu için Chrome dil ayarlarını değiştirip Türkçe’ye çevirdiğinizde oldukça iyi bir çeviriye ulaşıyorsunuz. Okumanızı tavsiye ederim.

Was Unternehmen wissen müssen | Computer Woche

TEKNOLOJİDE ÖNE ÇIKAN

 

Docker üzerinde kendi kendinizi güvenlik konusunda eğitebileceğiniz bir laboratuvar ortamı

WebSploit Labs, farklı Siber Güvenlik Etik Hacking (Web Penetrasyon Testi) eğitim oturumları için Omar Santos tarafından oluşturulmuş bir öğrenme ortamı.

Kali Linux veya Parrot Security OS üzerinde Docker kapsayıcılarında çalışan kasıtlı olarak savunmasız uygulamalar, ek araçlar ve 9.000’den fazla siber güvenlik kaynağı içeriyor. Ayrıca 450’den fazla farklı alıştırma da mevcut.

WebSploit Labs|Websploit

LİDERLİK

 

%50 Daha Verimli Bir Yazılım Ekibi

Şirketler için kendi yazılımlarına sahip olmanın öneminden “Tüm Şirketler Kendi Yazılımlarını Üretebilir” isimli yazımızda bahsetmiştik.

Başarılı bir yazılıma sahip olabilmenin en önemli belirleyicisi de şüphesiz, yazılım ekibinin gösterdiği performans.

Gartner, hangi taktikleri kullanarak yazılım mühendisliği ekiplerinin başarısını arttırabileceğinize dair bir yazı yayınladı.

Görünüşe göre hala bir çok lider, yazılım ekiplerinin performansının raporlama ile ve bulunduğu fiziksel konumla ilgili olduğunu düşünüyor.

Yani, şirkette fiziksel olarak bulunan ve kendisine verilen görevleri zamanında teslim edip, raporlayan yazılımcıların en iyi performansı sergileyeceğine inanıyorlar.

Ayrıca buna ek olarak, çeviklik, DevOps ve otomasyonun da etkili olduğu düşünülüyor.

Gartner’in araştırmasına göre, raporlama ve fizksel varlığın başarıyla hiç bir alakası YOK. Çeviklik, DevOps ve otomasyon konuları ise hemen hemen her işletmede benimsenen değerler olduğu için önemli bir fark YARATMIYOR.

Farkı yaratan, ekiplere özerklik ve hesap verebilirlik sağlayan yöntemler oluyor.

Yani yazılım ekiplerini yöneten liderlerin alışılmış “yöneticilik” anlayışını bir kenara bırakıp, ekiptekilerin mühendislik standartlarını şekillendirmesine, kritik becerileri geliştirmesine izin vermesi ve paydaşlarla bağlantı kurmak için engelleri kaldıracak şeklide hareket etmesi gerekiyor.

Aşağıdaki yazıda bunun nasıl olacağı anlatılmış.

3 Ways to Make Your Software Engineering Team 50% More Effective|Gartner

İŞ HAYATI

 

Hayatlarımızın Önündeki Sis

Eylül’ün sonuna yaklaşıyoruz. Yazın başındayken Sonbahar için, aşılamaların büyük oranda tamamlanmış olacağını düşünerek, tüm Dünya’da çok daha normal bir yaşama geçileceğini umut ediyordum.

Ne yazık ki öyle olamadı.

Hala aşılama oranları yetersiz ve test yapma imkanları çok sınırlı. Dolayısıyla virüs güçlenmeye, yeni varyantlar geliştirmeye devam ediyor.

Görünen o ki, yüz yüze okul ve iş tehlikeli; sürekli karantina haberleri geliyor. Bunun dışında nerede çalıştığımız (hibrit veya ofiste) sorusu belirsizliğini koruyor.

Birçok çalışan, kariyerlerinde gergin veya tükenmiş durumda veya sadece huzursuzluk hissediyor.

PWC’nin anketine göre çalışanların 2/3’ü yeni bir iş arıyor. Bu arada bir çok başka anket, çalışan bağlılığının azaldığını ve çalışanların ofise geri çağrıldıklarında işten ayrılmayı düşündüklerini gösteriyor.

Bu arada iyi bir haber: İşverenler süresiz hibrit çalışma konusuna daha esnek yaklaşmaya başladılar.

Ancak yine de çalışanı ofiste görmek istedikleri süre, çalışanların arzu ettiğinden %18 fazla.

Stanford Üniversitesi araştırmasın’na göre, eskiden haftada 1,05 gün olan sayı, 1,23 güne çıkmış durumda

Demem o ki, zor zamanlardan geçiyoruz. İnsanların kafasında işten ayrılmak var. Çalışan annelerin zor durumu devam ediyor. Okullar tekrar kapanacak mı, evden çalışmaya geri mi dönülecek sorularının cevapları belirsiz.

Umarım önümüzdeki sis perdesi en kısa zamanda dağılır ve hayatlarımızı düzene koyabiliriz. Bu konuda güzel bir makale:

Work in the Covid-19 Era: What the Numbers Say About Vaccine Mandates, Quitting and More | WSJ

BAŞKA ŞEYLER

Vakıf

Dediğimiz gibi, Sonbahar geldi. Bu mevsimin en iyi taraflarından birisi de kaliteli dizi ve filmlerin bir bir ortaya çıkması.

Bu hafta kişisel olarak merakla beklediğim, Isac Asimov’un Vakıf serisinden söz etmek istiyorum.

Vakıf, Asimov’un kaleme aldığı yedi kitaplık bir seri. Dünya’nın en prestijli ödüllerinden birisi olan Hugo Ödülüne “Tüm zamanların en iyi serisi” olarak layık görülmüş.

Ben bu yaz ilk iki kitabı okumayı bitirdim, seriyi tamamlamak üzere okumaya devam ediyorum. Muhteşem olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

24 Eylül’de de Apple TV’de serinin merakla beklenen uyarlaması gösterime girecek. Baş rolde Mad Man, The Terror ve Chernobyl’den hatırladığımız Jared Harris var.

Bilim-Kurgudan hoşlanmayanlar için bile ilgi çekici olacağını düşünüyor ve hem kitapları hem de diziyi kesinlikle öneriyorum.

Vakıf | İthaki Yayınları
Foundation | IMDB

Bu haftalık bu kadar.

Bize iletmek istediğiniz fikir ve yorumlarınız varsa duymayı çok isteriz. Bunun için, bu maili cevaplayarak bize yazabilirsiniz.

Telegram’daki iletişim platformumuza gelmeyi unutmayın. Ve eğer yayınımız hoşunuza gittiyse, bu bülteni lütfen arkadaşlarınıza da önerin.

Çünkü tarafsız yorum, herkesin hakkı.

Görüşmek üzere

Şenol Çolak

Daha önce yayınladığımız bültenlere buradan erişebilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir:
Share on linkedin
Share on twitter
Share on xing
Share on telegram
Share on reddit
Share on email

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kurumsal teknoloji trendlerinin her hafta tarafsız bir yorumunu edinmek ister misiniz?

Raporumuza Abone Olun